Market Nasıl İşlem Görür? Al ve Satın Dengesi

0
384 views
Market Nasıl İşlem Görür?
Market Nasıl İşlem Görür?

Market Nasıl İşlem Görür? Al ve Satın Dengesi

Bir pazarda tek bir satıcı ve sayısız alıcı olduğunu varsayalım, satıcı kesintisiz talebe maruz kaldığı için kar marjını maksimize etmek açısından fiyatı kendi belirler. Her yıl değiştirdiğiniz iphonelar bu vakaya iyi bir örnek olacaktır; Apple yeni iphoneun bedelini 3.000 TL olarak da belirlese ya da, yeni doğacak çocuğunuzun isminin Steve olması şeklinde belirlese yine çevrenizde yeni iphoneu alacak birini tanıyorsunuz değil mi? Bir de tam tersini düşünelim; sayısız satıcı ve nadir alıcı var. Ramazanda gün ortasında su satmaya çalışan çocukları gözünüzün önüne getirin. Ortalama 100 kişiden 60-80’i niyetli olduğundan alım sürecinin içinde değil, hedef kitle ortalama 20 kişi; yani markette %80’lik bir erime mevcut. 1 lira ile başlayan fiyat yarışı ne zaman ki 25 kuruşa kadar iner; o zaman ancak alım gerçekleşir, zira bu vakada da alıcı güçlü pozisyonda olduğunun farkındadır. Aynı prensip para piyasalarındaki tüm emtialar için de geçerlidir.

 

Korku tacirleri kimlerdir ve nasıl üzerimizden para kazanırlar?

Dolar rezervi azalır, faiz arttırılır, geri gelen dolar sayesinde dolgunluğa ulaşan sistem daha fazla şişmemek için satın alma/yatırımı teşvik açısından faiz düşürür, faiz düşünce rezerv azalır ve bu spiral hareket sonsuza denk sürmeye devam eder. Ancak bazen arada birileri gelir ve tekere çomak sokmak isterler; dalganın yönünü kestiremedikleri için kendileri bir girdap oluşturup suni dalgaları arkalarına alarak kar etmeyi amaçlarlar.

Korku tacirleri tarafsız kalamayan ekonomistlerden tutun da, kahvede yan masanızda “Kriz çıkacak diyorlar, altınları bozdur dolar al” diyen adama kadar birçok farklı renk, seviye ve şekilde olabilir. Ana motivasyonları çok önceden aldıkları pozisyonlarına göre piyasayı şekillendirmek üzerine kurulmuştur. Belirtmek isterim ki, bunu siz de yapabilirsiniz; mahallede musluğu çalışan tek kişi sizseniz, kuraklık çıkmasını istemeniz normal, ancak insanların vanalarını kırmaya başlarsanız…bu bambaşka bir hikayedir.

Elinizde bir hisse varsa en kısa sürede değerlenmesini ve bir an önce sizi artı bakiyeye çıkartıp sat tuşuna zevkle basmayı istersiniz öyle değil mi? Peki ya elinizde aynı zamanda sihirli bir değnek olsa ve bu süreci hızlandırabilseniz? Örneğin, bir gazetenin ekonomi köşesinde yazı yazıyor ya da bir televizyonun ekonomi programına çok sık uzman görüşünüzü paylaşmak için çağrılıyor olsanız, insanlar sizin söylediklerinize göre birikimlerini değerlendirse bunu manipüle etmek ve dolaylı yoldan kar etmek çok hoş olmaz mıydı? İşte korku tacirlerinin de yaptığı şey tam olarak budur. Hepimizin basit korkularından beslenerek algı yönetimiyle bizleri normal şartlar altında yapmayacağımız manasız finansal hareketlere iterek yüksek hacimli işlemler yapılmasına ve bu işlemlerin yaratacağı dalgalanma üzerinden daha da yüksek hacimli işlemler yaparak kara geçmeye çalışırlar.

 

Korunma: Eşeğini sağlam kazığa bağlanması

Koşullar ne olursa olsun kendinize sormanız gereken soru şudur: “Ben üstüme düşeni yaptım mı?”. Herhangi bir yatırım yaparken gerekli araştırmayı yaptım mı, kağıdı ve firmayı biliyor muyum, döviz düşündüğüm gibi hareket etmezse nasıl kompanse edebilirim vs soruları kendinize sorup bunun üzerine yatırım yapıyorsanız sorun yok. Ancak anlık telaşlarla internet bankacılığı ekranınızın al ve sat tuşlarını eskitiyorsanız bakiyenize bakmadan bile zarar ettiğinizi söyleyebilirim.

17 Ağustos depremi çok büyük bir korku taciri vakasıydı.

Aynı prensip borsa için de geçerli, çok minör bir örnekle başlayacağım; hikaye gereği isim ve kuruluşları değiştiriyorum.

Bir firma düşünelim; ülkenin dört bir yanına hizmet sağlayabilecek kadar büyük ve finansal tabloları son derece sağlam. Son 5 yıl boyunca da borsadaki kağıtları min 0.65 ile 1 TL arasında gidip gelmiş olsun. Ancak, bu yıl firmanın başına çok büyük bir PR krizi geldiğini varsayalım. Nitekim bu kriz ile birlikte kağıdın değeri 0.55 seviyelerine kadar indi. Burada size olması gereken ve olanı anlatmak istiyorum;

 

Olan – SAT

Korku tacirleri bu PR krizini takiben devreye girdi. “Bu firma bu PR krizini kaldıramaz, battı, kağıt değersiz, satmayanın elinde kalır” gibi katalizör cümlelerle piyasaya yön vermeye çalıştılar ve nitekim başarılı da oldular.

 

Olması Gereken – AL

Firmanın 5 yıllık grafiğini aşağıda bulabilirsiniz. Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki firmanın genel merkezine meteor bile düşse, bu kağıt daha fazla dalgalanmaz. 0.5’in altına inmez, 1.2’nin üstüne çıkmaz, çünkü kağıdın organik hali son 5 yıldır bu yönde seyretmiş. “Krizi fırsata çevirmek” kalıbı tam olarak bu vaka için geçerli. 1.000 TL ile0.55 seviyesinde alacağınız lot 1.12 seviyesine geldiğinde size net 570 TL kar olarak geri dönecekti. Aylık faizin %12 olduğu bir ortamda %50+ bir getiriden bahsediyorum.

Temmuz Ayı Piyasalar

Şaşırtıcı gelebilir ancak atomu parçalamadım, sadece firma hakkında 15 dakikalık bir Google araştırması yapıp finansallarına ve kağıdın hareketine göre mantıklı bir tahmin yürüttüm ve yatırımımın yarısından fazlasını geri alabildim. Korkuya kapılsaydım, zarar ederdim. Bu sebeple yatırımlarınızı planlarken üç kere düşünüp, bir kere harekete geçmek üç kez hızlı hareket etmekten daha iyidir.

PAYLAŞ
Önceki İçerikYatırımlık Arsa ya da Daire Nasıl Alınır?
Sonraki İçerikABD Ekonomisinde Son Gelişmeler
Konsept Dışı, Sivri Köşe, Gitar Dergisi ve daha birçok dergide editörlük yapmıştır. İçinizdeki İrlandalılar’da yazmaya devam etmektedir. Birçok online kreatif projede metin yazarlığı ve senaristlik yapmaktadır.

Bir Cevap Yazın