Temmuz ve Sonrası İçin Piyasa Özeti

0
219 views
Temmuz ve Sonrası için Piyasa Özeti
Temmuz ve Sonrası için Piyasa Özeti

Ülke olarak tarihi bir dönemeçten geçtiğimiz şu günlerde her ne kadar biraz mahalle yanarken saçının tarayan bir görünüm sergeleyecek olsam da, para piyasaları ve yatırım açısından Temmuz ayı ve takip eden aylarda bizi bekleyenler hakkında bir analiz şart oldu.

 

Yabancılar için ne ifade ediyoruz?

Belki biraz kişisel komplekslerimizden, belki biraz algı yönetiminden, belki de biraz da “çapkın” cengaverlerin de etkisiyle bakıldığında rastgele çevireceğiniz bir yabancı için Türkiye “Siz hâlâ develere binmeye devam mı ediyorsunuz?” kıvamında algılanabiliyor. Finansal parametreleri göz önüne aldığımızda ise gözlükler ve lensler biraz daha değişmeye başlıyor. Devam etmekte olan AB süreci, jeopolitik konum, ucuz ve genç iş gücü gibi elimizi güçlendiren kartları masaya koyduğumuz zaman bambaşka bir Türkiye tablosu gözler önüne seriliyor. Peki bu tablonun çerçevesi 15 Temmuz akşamından sonra değişti mi?

Cevap elbette değiştiği yönünde. Daha önceki yazımda belirtmiştim, “Türkiye yatırım için doğru adres mi?” sorusunun cevabı “evet” ya da “hayır”dan ziyade, ancak kocaman bir “belki” olabilir. Bu cevap hâlâ belki yönünü işaret etmekle birlikte ne yazık ki politik arenada yaşananlardan ötürü “hayır”a doğru da bir eğilim mevcut.

Kriz yönetimi şu ana kadar son derece iyi yapılmış olsa da finans çevrelerinde görüştüğüm tüm kaynaklarım yurtdışındaki yatırımcının şimdilik elinin soğuk olduğu yönünde bilgi paylaşıyor. Her ne kadar iç piyasalar –ki burada hem partilerden bağımsız, hem de toplum kesimlerinden bağımsız olarak bir kitleyi kastediyorum- bu saman alevinin yangına dönüşmemesi için ellerinden geleni yapsa da, şimdilik yabancılarla yıldızımızın barışması için biraz daha zamanın geçmesi gerekecek.

 

Hazır aramızın düzeldiği yabancılardan söz açılmışken: Rusya

Rusya ile yaşanan krizde de hatırlarsınız gemilerin yakıldığını, köprülerin yıkıldığını düşünüyorduk. 6 ayın altında bir sürede ilişkilerde iyileşmeler başladı; hatta haberine denk gelme ihtimaliniz çok yüksek, ilk gelen turist aileyi çiçeklerle karşıladık. Buradan çıkartılması gereken ders şudur: Hiçbir ülke diğerine sırtını dönebilme lüksüne sahip değil. 15 Temmuz süreci ile Rusya süreci arasında finansal açıdan bakıldığında çok benzer davranış biçimleri mevcut. “Korku tacirleri” diyebileceğim bir zümre, sadece sizin –ve burada gerçekten bu yazıyı okuyan seni kastediyorum sevgili okur– korkularından beslenerek kendine pay çıkartma derdindedir. 15 Temmuz akşamı doların 3.30’lara gelmesini bekleyenler bundan 6 ay önce de Rusya krizinde aynı davranışı sergilemişti.

Piyasa arz ve talep dengesi üzerine oturmuştur, eğer siz elinizde kağıt varken sat dalgasının geldiğini görürseniz rotayı elbette ala çevirmek istersiniz. Ancak kazın ayağı her zaman böyle denk gelmez. Bu yüzden bizimki gibi her üç ayda bir politik arenanın değişebileceği ortamlarda ani hareket etmek her zaman zararla sonuçlanmıştır ve sonuçlanmaya da devam edecektir. Al ve Sat dengesini ve özellikle korku tacirlerinin nasıl yatırımlarınızı yönlendirebileceğiniz hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için konu hakkındaki yazılarımı inceleyebilirsiniz.

PAYLAŞ
Önceki İçerikSterlin Savaşları
Sonraki İçerikDolar 3,10 Seviyesini Bulabilir
Konsept Dışı, Sivri Köşe, Gitar Dergisi ve daha birçok dergide editörlük yapmıştır. İçinizdeki İrlandalılar’da yazmaya devam etmektedir. Birçok online kreatif projede metin yazarlığı ve senaristlik yapmaktadır.

Bir Cevap Yazın