Amerikan Dolarındaki Düşüş Yatırımcılara Nasıl Yansır?

0
216 views
Amerikan Dolarındaki Düşüş Yatırımcılara Nasıl Yansır?
Amerikan Dolarındaki Düşüş Yatırımcılara Nasıl Yansır?

Finansal yılın ilk çeyreği ve içinde bulunduğumuz ikinci çeyreğin ilk yarısını geriye yönelik incelediğimizde piyasaların özellikle 2015 dördüncü çeyrek verilerine göre çok daha ılımlı olduğunu söylemek için ekonomi profesörü olmaya gerek yok. Bununla beraber boğanın da, ayının da hareketlerinin döngüsel olduğu gerçeğini önkoşul olarak kabul edersek içinde bulunduğumuz bu “balayı” safhasının da sonsuza kadar sürmeyeceğini öngörebiliriz. Üçüncü ve dördüncü çeyrek projeksiyonlarını mevcut finansal rüzgarlara göre çıkartanların gemilerinin yarı yolda kalacağının haberini şimdiden versek çok da yersiz olmaz.

 

Bununla beraber, elbette tüm haberler kötü değil. Özellikle FED’in faiz artışını şimdilik gündeme getirmemesi ve buna bağlı olarak sirkülasyondaki Amerikan dolarının gelişmiş ülkelerde beklenen büyüme rakamlarında kendini gösterememesi ve özellikle Asya piyasalarında eksi faizler de hesaba katıldığında serbest sirkülasyondaki bu kapitalin gidebilecek tek bir durağı kalıyor: gelişmekte olan ülkeler. 2016 için yapılan projeksiyonlarda global bir finansal daralmanın –şimdilik– (ve bu kelimenin altını ne kadar çizsek az)gerçekleşmemiş olması özellikle bizim gibi ülkelere sermayenin tekrardan giriş yapacağının (ve yaptığının) en büyük göstergesi. Burada elbette likidite bolluğunun da etkisinin görece olarak minör, ancak destekleyici bir faktör olduğunun da kabul etmek gerekiyor.

 

İçinde bulunduğumuz konjonktürde “Türkiye yatırım için doğru adres mi?” sorusunun cevabı “evet” ya da “hayır”dan ziyade, ancak kocaman bir “belki” olabilir. Bu rüzgarın sonsuza kadar esmeyeceğini öngörmemiz gerektiği için şimdilik sadece dalganın tadını çıkartıp sörf yapmalıyız, yelkenleri indirip uzun soluklu bir yolculuğa çıkarsak…alabora kaçınılmaz. Bu sebeple kısa vadeli yatırımlar için kurların düşük seyrini avantaja çevirmek makul bir hamle olacaktır. Kısa yatırımlarda bir dikkat edilmesi gereken nokta ise ibrenin sabit faizi göstermesi ve değişken faizlerden uzak durulması yönünde olacaktır. Bununla beraber uzun vadeli yatırımlar için özellikle Haziran ve sonrasını beklemek, ani bir pozisyon almamak ve FED’in faizleri hangi seviyelere çekeceğini izlemek en güvenli seçim olacaktır. Genel kanı FED’in faiz artışına gitmesi yönünde. Ancak FED’in bize öğrettiği bir şey varsa o da her zaman alternatif senaryolara hazır olmamız gerektiğidir. Öngörülebilir senaryo üzerinde çok fazla zaman harcamanın gereği olmadığını düşünüyorum: FED faiz arttırır, ülkeye “emaneten” gelen sıcak para bir anda yuvasına döner. Bu senaryonun alternatifi ise gelişmekte olan ülkeler için üçüncü ve dördüncü çeyreği son derece ilginç bir noktaya taşır. Özellikle finansal alanda oluşacak olan güç vakumu birçok ülke için “batma ya da çıkma”anına dönüşebilir.

 

Elbette burada bir de hesaba katılması gereken ülke gerçekleri var. 20 Nisan sabahı Merkez Bankası Başkanı olarak kimi göreceğimiz çok yakın bir süreye kadar muğlaktı. Bununla beraber artık gözlerin Murat Çetinkaya’ya çevrilmemesi için hiçbir sebep yok. Kendisinin Başçı’nın devamı mı yoksa Merkez Bankası’nın Bernie Sanders’ı mı olduğu şimdilik cevabı olmayan bir soru. Bu sebeple yeni başkanın her hamlesi piyasanın devasa büyüteci altında incelenecektir. Politikaların uygulanabilirliği ve özellikle geçtiğimiz yıl üzerinde endişe edici seviyelerde soru işaretleri bulunan Merkez Bankası’nın bağımsızlığı konuları hâlâ çözüme ulaşmış değil. Buna bir de tecrübe ettiğimiz politik çevre dinamikleri eklendiğinde yatırım açısından temkinli olmakta fayda olduğu aşikar.

PAYLAŞ
Önceki İçerikAltındaki Dalgalanma Trendi
Sonraki İçerikForex Yatırım İşlemleri Nasıl Yapılır?
Konsept Dışı, Sivri Köşe, Gitar Dergisi ve daha birçok dergide editörlük yapmıştır. İçinizdeki İrlandalılar’da yazmaya devam etmektedir. Birçok online kreatif projede metin yazarlığı ve senaristlik yapmaktadır.

Bir Cevap Yazın